Ekmek Dostlarının ilk ve tek buluşma noktası
Duyurular:
English Germany French Italian Spanish Russian Norway Japanese Chinese Simplified Dutch Portuguese Greek Arabic  
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.
Ocak 22, 2018, 07:15:20 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Spor ve beslenme  (Okunma Sayısı 4325 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
gyeniceri
Full Member
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 149


ekmek, peynir, yoğurt, sirke, kefir, kombuça


WWW
« : Şubat 16, 2010, 04:55:47 ÖS »

Uygun bölüm olarak bu alt forumu seçtim Soberman Hocam, eğer uymuyorsa lütfen başka bir yere taşıyın.

Forum müdavimleri olarak hem yemek yapmayı hemde yemeyi sevdiğimiz aşikar. Buna nazaran acaba fazla kalorileri yakmak için neler yapıyoruz? Türk yemekleri zaten yağ ve dolayısıyla kalori açısından zengin ve spor yapmanın gerekliliği ortada. Tabii kararında yersek problem olmaz.

Her gün 30 dakika yapılacak yürüyüş, koşu gibi pasif idman ile günlük fazla aldığınız kalorileri yakmak mümkün. Boğazımızdan geçen her lokmaya da dikkat edip kararınca yersek ve bol lifli, besleyici ekmekler ve yiyecekler ile beslenirsek problem kalmaz. Hızlı kilo vermek için bu 30 dakikayı 1 dakika hızlı (var gücünüzle) koşu, 1 dakika normal yürüyüş olarak bölün. Bu iniş çıkış kalbinizi çalıştıracak ve vücudun daha fazla enerji sarfetmesine yol açacaktır.

Ayrıca sebze, meyve, tahıl ve baklagillerin dengeli olarak her gün tüketilmesi, vücut ve beyin fonksiyonları için gerekli vitamin ve amino asitlerin alınması için şart. Çok fazla şekerli veya tuzlu besinlerin ise kararında tüketilmesi gerekiyor.

Artık hiç birimiz çiftçilik, hayvancılık gibi enerji gerektiren işleri yapmadığımız ve masa başı işlere yöneldiğimiz için geleneksel Türk yemeklerinin verdiği onca enerji de yağ olarak depolanıyor. Eğer bunlardan kurtulmazsak ilerde kalp, dolaşım sistemi, sindirim sistemi problemleri baş gösterebilir.

Evet, var mı periyodik spor yapan ve deneyimlerini paylaşmak isteyen?
Logged

Gürkan Yeniçeri
http://artizanpeynirci.blogspot.com
Evde ekmek, peynir, yoğurt, sirke, kefir, kombuça yapımı
fsoylemez
Newbie
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 46



WWW
« Yanıtla #1 : Şubat 17, 2010, 12:47:57 ÖÖ »

Selamlar

Spor yapmak ve dengeli beslenmek sağlıklı yaşamın olmazsa olmaz iki temel taşı gerçekten, biri olmazsa sağlıkta bir şeyler hep eksik kalıyor, giderek daha fazla kilo alınıyor, taşıdığımız ağırlık arttıkça da yorgunluk artıyor, en sonunda girdiğimiz kısır döngüden kurtulamaz hale geliyoruz.

Evlendikten sonra eşimle madem yeni bir hayata başlıyoruz öyleyse yaşam biçimimizi değiştirelim dedik. Check-up lar yaptırdık, dişçiye düzenli gider olduk, sağlıklı beslenme uzmanına gitmeye başladık ve öğrendik ki her nasıl keyfimize göre kalbimizi durdurup dinlendirme şansımız yok, canımız istediğinde yemek yiyerek istediğimiz zaman istediğimiz şeyi tüketerek yaşama lüksümüz de yokmuş. Konu beslenme ile ilgili değil spor ile ilgili o yüzden ben de konuya geleyim.

Doktorumuzla görüşmeden önce spor yapmak deyince aklıma aletlerle çalışılan spor merkezleri, basketbol, tenis, yüzme gelirdi, hepsinin spor olduğunu kabul ediyoruz ama hayatımızın bir parçası haline getiremediğimiz yani haftanın en az üç günü uğraşamadığımız sürece bir başka deyişle hayatımızın bir parçası haline getiremediğimiz sürece hiçbir spor tek başına bir işe yaramıyor.

Kural şuymuş: Haftanın en az üç günü 45 dakika kesintisiz hareket edeceksiniz. İster tenis oynayın, ister yürüyün, koşun, ister dans edin ama mutlaka kesintisiz ve en az 45 dakika sürmeli. Örneğin günde 3 defa 20 dakika yürümek sandığımız kadar faydalı değilmiş çünkü her şey hormon dengesine bağlı, vücut 15-20 dakikadan sonra (yanlış hatırlamıyorsam) insulin salgılamayı kesermiş, böylelikle de şekerin yağa dönüşmesine mani olurmuş.

Kendi tecrübelerimizden söyleyebilirim ki -her ne kadar en başta faydalı olacağına inanmasam da- düzenli yürüyüşler son derece yeterli oluyor bu spor gereksinimini karşılamak için. Kış aylarında zorlanıyoruz yürümekte, beslenme düzenini değiştirmesek de sorunlar yeniden başlıyor ufak ufak (2 kilo alıp eski halime doğru yöneliyorum). Bu sorunu çözmenin en güzel yolu da eve bir yürüyüş bandı almak lakin motorlu olanların fiyatı oldukça yüksek, şimdilik geçici bir çözüm olacak ama bir spor merkezine yazıldık, o şekilde kış ayını geçiriyoruz.

Uzun lafın kısası tecrübeyle sabittir ki haftanın 3 günü 45 dakika yürüyüşün faydaları tahmin edebileceğinizden çok daha fazla, mutlaka kendinizi zorlayın ve hayatınızı yoluna koymak için güzel bir adım atın.

İyilikler dilerim

Not: Sağlıklı beslenme uzmanına gitmeden önce kahvaltı hariç hiç ekmek yemezdim. Doğru olan, besleyiciliği olan bir ekmek yemenin gerekli olduğuymuş, zaten bütün ekmek merakımız aslında sağlıklı beslenme ihtiyacımızdan doğdu. Öneri olarak tam buğday, çavdar ya da yulaf ekmeği (kendiniz yapamıyorsanız bile dışarıdan temin etmeniz) tüketmek gerekli diyelim kabaca.
Logged

abolgi
Full Member
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 109


Dumansız hava sahası- trek 4300- sinbo4705


« Yanıtla #2 : Mart 19, 2010, 01:10:35 ÖS »

25 yıllık sigara içiciliği, ünv. 2. sınıftan sonra hareketsiz bir yaşam şekli...   yaklaşık 9 ay kadar önce ( mecezen ) kafama saksı düşmesiyle çok sevgili dostum ( günde yaklaşık 60kez birlikte oluyorduk) sigarayı bir kalemde sildim. ardından bir bisiklet sahibi oldum. bilinçli spor yapayım diye araştırırken nabız ölçen saatlerle tanıştım. ilk koluma takıp kontrol ettiğimde iftardan 4 saat kadar sonra yeme içme bitirilmiş ,dinlenme modundayken nabzımın 140 attığını gördüm. önce cihazdan kuşkulandım ama elle yaptığım ölçümdede aynı değeri yakalayınca bir terslik olduğunu anladım. tansiyon 17-10  civarında seyretmeye başlamış ama ben farkındabile değilim. gittiğim dr teşhisi koydu  hiper tansiyon. ilaç tedavisine başladık.

yılların hareketsiz yaşamı ve sigara bana ; hiper tansiyon hediye etmişti ve kilonun yanısıra  diyabette kapıda hazır bekliyordu. haftada 5 günden az olmamak üzere 1 er saatlik bisiklet gezileri yapmaya gayret ediyorum. aradada yine 1 er saatlik yürüyüşler yapıyorum. bisiklet spordan ziyade yaşamın bir parçası haline getirilebilse ( ankarada çok zor bol iniş ve çıkışları olan bir şehir) sağlıkla ilgili çok büyük bir adım atılmış olur.

sigarasız yaşam , biraz sporun ardından şimdide sırada kendi ekmeğimi yapma işine girdim. yaklaşık 20 gündür eve ekmek alınmıyor, arada eşe dostada ekmekler götürülüyor.

emekli olunca kısmet olursa ve hanımı kandırabilirsem rahat bisiklete binebileceğim, ufak bir sahil kasabası hayallerim var.
Logged

Dumansız Hava Sahası - Trek 4300 - Sinbo 4705

                     "İstersen olur"
soberman
Soberman
Administrator
Hero Member
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 4257


Ekmek nimettir, lütfen israf etmeyelim.


WWW
« Yanıtla #3 : Mart 19, 2010, 02:04:36 ÖS »

25 yıllık sigara içiciliği,...   yaklaşık 9 ay kadar önce ( mecezen ) kafama saksı düşmesiyle çok sevgili dostum ( günde yaklaşık 60 kez birlikte oluyorduk) sigarayı bir kalemde sildim.

Vallahi bravo! Alkol ve sigaradan çok çekmiş biri olarak sizi tebrik ediyorum, kurtulamayanların da en kısa sürede sizin gibi bir kalemde sigarayı çizmelerini diliyorum.
Logged

http://www.ekmeksanati.com
Breville ve Stefania/Grilletta; Ekmek Dostları için el ele...
sebay
Newbie
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 21


« Yanıtla #4 : Mart 19, 2010, 11:12:58 ÖS »

       Ekmek dostları sizi tebrik ederim.Kendiniz ve sevenleriniz için büyük iyilik yapmışsınız.Her konuda size katılıyorum,zaten ekmek konusundaki çabalarınız bunu destekliyor.Gerçekten doğru ekmek bütün sağlıklı diyetlerin olmazsa olmazıdır, bu konuda Soberman Ustamıza ne kadar teşekkür etsek azdır.
        Şu da bir gerçektir ki toplumumuzda ekmeği evde yapmak,sağlıklı yiyecekler tüketmek mesela daha sebzeye yönelik beslenmek,bitki çayları içmek,düzenli yürüyüşler yapmak gibi çabalar gereksiz görülüyor,sanki sağlığı bozulmuş insanların uygulamaları olarak algılanıyor.Bunlar ısağlığımızı henüz kaybetmeden hayatımızın bir parçası haline getirmek gereklidir.Biz uzun vadede bunun karşılığını alacağız inşallah.     
       Paylaşımlarınız için teşekkürler.Vücudumuz bize bir emanettir.
Logged
gyeniceri
Full Member
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 149


ekmek, peynir, yoğurt, sirke, kefir, kombuça


WWW
« Yanıtla #5 : Mart 21, 2010, 05:07:34 ÖS »

Sayın Sebay,
Yerden göğe haklısınız. Bir şeyin değerini kaybetmeden anlamıyoruz. Ben hayatımda doktora gitmemiştim. Yüksek tansiyon (benimki genetik) çıkıpta doktora gidişim ve akabinde 6 aylık kontrollerde bazı hormonların yüksekliği ile tıroid bezlerimin alınması güzel bir tesadüf oldu. Güzel diyorum çünkü önemli bir hastalığı başında yakalamış ve defetmiş oldum. Bu vesile ile de EYM aldım ve şimdi hiç ekmek almıyoruz. (peynir, yoğurt ve sirke de almıyoruz. Bahçede yetişen biber, patlıcan, salatalık, sarımsak, kabak vesaire de cabası). Taze sebze meyve, organik ürünler, ev yapımı yiyecekler her zaman daha lezzetli ve besleyici. Sanırım bu hayat tarzından beni kimse döndüremez.

Küçüklüğümden beri hep spor yaptım, halen yapıyorum ve beslenme konusunda hatim indirdim diyebilirim. Hiç sigara içmedim ve diğer zararlı alışkanlıklara girmedim fakat genede (genetik olarak) hiper tansiyon çıktı. Neyseki ilaçlarla kontrol altında. Hiper tansiyonun bir yan etkisini görmüyordum ve her gün ilaç kullanmaya karşıydım fakat doktorum beni öyle bir ikna etti ki şimdi düzenli alıyorum.

Herkese bol lifli ev yapımı ekmekler ve düzenli sporlu günler dilerim.
Logged

Gürkan Yeniçeri
http://artizanpeynirci.blogspot.com
Evde ekmek, peynir, yoğurt, sirke, kefir, kombuça yapımı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2008, Simple Machines

XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu! Dilber MC Theme by HarzeM
Hobiler