Ekmek Dostlarının ilk ve tek buluşma noktası
Duyurular:
English Germany French Italian Spanish Russian Norway Japanese Chinese Simplified Dutch Portuguese Greek Arabic  
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.
Mayıs 26, 2017, 04:04:31 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Arçelik K2710 ile iki ekmeğim.  (Okunma Sayısı 11509 defa)
hurmakmuh
Newbie
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25


WWW
« : Temmuz 15, 2012, 01:42:26 ÖÖ »

İLK DENEMEM: (ilk deneme yazımı kaydettiğim birkaç ölçü hariç ikinci denememden sonra oluşturdum:)

De’Longhi Klasik Ekmek tarifinden (750 gr için) …(sitemizden aldım)
(Sadece şekeri 1 yemek kaşığı yerine 1 tam ½  ölçü kullandım.Yanlışlıkla…
Ayrıca Un: Sinangil Geleneksel Beyaz Ekmek Unu,
ve sadece beyaz un kullandım…)

Her şey çok güzel başlamıştı…:)
Mutlu bir aile tablosu; nasılda atmış kolunu(kablo) aile babası (Arçelik K2710) çocuklarının omzuna


315 ml damacana suyu kullandım…
yağı, tuzu ve şekeri ekledim…
 


yaptığım hesaba göre; 2 tam ¾ + 1 tam  = 3.75 cup = 900 ml un…
Elimdeki kulplu ölçü kaplarıyla 900 ml’yi şu şekilde sağladım;
 


3x250 ml
2x60 ml
30 ml un…

ve ardından mayayı ekledim…
 


Tam bu noktada EYM’den bahsetmek istiyorum;
Bir hafta boyunca çeşitli büyük mağazalarda veya web sitelerinde çok çeşitli markalara baktım. Hatta en son Breville BM600’de buna dahil.Fiyatı bu işe yeni başlayan birine göre bir hayli yüksek geldi.Geçen hafta Pazar günü dayımlarda atıl vaziyette bir EYM olduğunu öğrendim.Hemen kendilerini aradım.Sağolsunlar kırmadılar beni verelim dediler.Almaya gittiğimde öğrendim markasını.Arçelik K2710. İtibarının pekte iyi olmadığını öğrenmeme rağmen ( sitemizdeki incelemeleri ve yorumları okuduğum için)  birden gözümde kıymete bindi (bedava sahip olduğum için heralde.:) Gönlümüzde yatan aslan (Kenwood BM250) başka idi ama buna da şükür. Şu anda benim gözde makinem Arçelik K2710;)
Aile Babası


İlk tereddütüm makinenin hangi işlemi ne kadar sürede yapacağını bilmemem idi. Çünkü diğer birçok EYM’nin aksine benimki kapağı açılınca duruyormuş.(Bunun da muhtemel sebebinin kazanı makine içersinde sabitleyen bir parça bulunmadığından çalışma esnasında bir müdahale ile kazanı döndürüp sisteme zarar verebilecek bir durumun engellenmesi olduğunu eşimle konuşurken fark ettim)  Fakat bilinmesini isterim ki; işlem durmasına rağmen zaman sayacı çalışmakta ve kapak kapatıldıktan sonra kaldığı işlemden değil zamana göre hangi işlem sırasıysa onu yapmaktadır.Mesela ilk 10 dakika karıştırma ve yoğurma işlemlerinden sonra 20 dak ara vermektedir. Eğer kapağı açık tutup 10 dakika beklerseniz 2:50’den itibaren sanki karıştırma işlemlerini yapmışta ilk kabarmaya geçmiş gibi davranmaktadır.Yeri gelmişken anladığım kadarıyla makinenin yaptığı işlemleri aşağıda vermeye çalıştım;(sizce doğru mudur?)

3:00-2:50 arası karıştırma ve yoğurma-10 dak.
2:50-2:30 arası ilk kabarma-20 dak.
2:30-2:15 arası ikinci karıştırma ve yoğurma-15 dak.
2:15-1:55 arası ikinci kabarma 20 dak.
1:55-1:50 arası (?) yumruklama 5 dak.
1:50-0:00 arası kabarma ve pişirme 1 saat 50 dak.


İlk Şok!
Kazanı yerleştirdim.Fişi taktım.Açma kapama düğmesini 1 konumuna getirdim.Standart program seçiliydi zaten.Çok pişirme konumuna getirdim.Ve durdurma başlatma butonuna bastıktan sonra  3 saatten geriye sayım başladı( aslında yaklaşık 6 saat sürdü.:) Niye mi?Aşağıdaki fotoğraf yüzünden.


İlk 10 dakikadan sonra hamur yukarıdaki gibiydi.(ilk un eklemem burada başladı.Dakka bir gol bir).Makine durmuştu.Çalışmıyordu.Bozulmuş muydu yoksa beklemeye mi geçmişti.Ne kadar bekleyecekti. O an aklımdan geçen bu işte bir yanlışlık var oldu. Kafam iyice karışmıştı.Peki ben ne yaptım; o altın kelimeleri (kulak memesi kıvamı) hatırlayıp biraz un ekledim.Ve bir taraftan aklımdan insanların neden ilk denemelerinde ekmeklerinin içlerinin cıvık hamur kaldığı geçiyordu.Tam olarak emin olmasam da aşağı yukarı bu sebeplerden dolayı sıkıntıların çıktığını anlamaya başlamıştım.Yani sitede okuduklarımı birebir yaşıyordum.Aklımda, benim ilk ekmeğim her ne olursa olsun olacak vardı.Aksini düşünmek bile istemiyordum.Çünkü buraya bu satırları yazarken ilk denemem olmasına rağmen ekmeğimi yapmayı başardım diye yazmak istiyordum.Ustalarımın, ailemin ve bu işi yapmaya başladığımı bilen herkesin gözüne girmeliydim.Takdirlerini toplamalıydım.Bence çok hoş duygular bunlar.Ve daha da güzeli bunları sizlerle paylaşıyor olabilmek.

Tabii ilk un eklememden sonra parmağımı durdurma başlatma butonuna kısa süre basılı tutarak reset işlemini gerçekleştirdim.(Bu arada 2:30’a kadar beklemiş bulundum.)
Bir 10 dakika daha karıştırdıktan sonra hamur aşağıdaki hali aldı.
 


İstediğim bu da değildi.Derken ilk 500 (yaklaşık 470 gr’ı zaten tarifin kendisi idi) gr’lık paketin ardından ikinci paketten de resimde görüldüğü üzere 165 gr un ekledim.



Bu arada aklımdan hamurun kıvamını tutturayım derken, unu bu kadar çok eklediğim için hamur makineden kabarıp taşmasın diye geçiriyordum. Nitekim bir miktarını alıp güzelce buzdolabı poşetine hava almayacak şekilde koyup buzdolabına yerleştireyim de bir dahaki sefere kullanırım istedim.Ama gördüğünüz üzere istemek yetmiyor.

İlk Kayıp!

İlk kaybımı ilk şoktan sonra yaşamış oldum.Yaklaşık 235 gr hamuru çöpe atmak zorunda kaldım.(Buz dolabı poşetine ameliyat eldiveni ile bu kıvamda hamuru yerleştirirken hamur, poşet ve eldiven yıllardır birbirini görmeyen ve çok seven üç arkadaş gibi kenetlendiler birbirlerine.Hiç ayrılmamacasına.Sanki bizi artık ölüm ayırır der gibiydiler.Şaka bir yana bunun adı maalesef israf!)Ancak hala hamur istediğim kıvama bir türlü gelmiyordu.Ne mi yaptım un eklemeye devam ettim.İkinci 500 gr’lık paketten geriye kalan 250 gr idi.Yani 165 gr’ın üstüne 85 gr daha un ekledim.Tabii atılan hamurdan sonra ölçüler değişmişti.Dengeler değişmişti.Özellikle eksilen mayanın ne sonuçlar doğuracağını merak ediyordum.(Ancak sonradan gördüm ki; maya miktarı 750 gr-1000 gr arası ekmekler için aynı, demek ki bu tür durumlar düşünülerek ölçüler seçilmiş) Bu süreçteki diğer fotoğrafları atlayarak kendimce istediğim kıvama geldi dediğim fotoğrafı paylaşmak istiyorum.


Sizin de fark ettiğiniz üzere artık gün bu işe başladığım gün değildi, gece 01:30 sularında gözlerimden uyku akarken ve inşallah bu ekmek olur diyerek odamızdaki kanepeye uzanıverdim. Bu aşamaya gelene kadar yaklaşık 20 kez makineyi resetlemişimdir. Özür dilerim yeniden başlatmışımdır demek istedim. Kaç kere ilk 10 dak. bitmeden yeniden başlattığımı bilemiyorum:)

Uyandığımda güzel kokular geliyordu saatte üç buçuğa yaklaşıyordu. Hemen bir fotoğraf çektim.

Ve diğerleri…




Tadı fena değildi ancak kabuğu sertti.Güzel bir kokusu vardı ancak şu anda itici geliyor. (yaklaşık 1 hafta sonra hele de 2.ekmeğimi pişirdikten sonra)
Kimler yedi ve görüşleri:
İlk ben: süperdi, daha iyisi şamda kayısı.(o anki görüşüm)
Eşim: Çok güzel, nefis.
Komşumuz ve oğlu: Çok güzel.
İş arkadaşım: Çok güzel.

Yukarıdaki görüşlerin ortaya çıkmasındaki hafifletici sebepler:
İlk denemem, evde yapılan bir iş, hatır-gönül vb…

Sayısal değerler(yaklaşık olarak verilmiştir):

1.Aşama:
315 gr su.
50 gr yağ+tuz+şeker+maya.
470 gr un.(bu değeri tartarak değil 900 ml’ye karşılık gelen havalandırılmış unun gr cinsinden değeri olarak veriyorum.Gerçekte başlangıçta daha ağır olabilir ki. 2.denememde bunu fark ettim.2.denememde de unu elememe ve havalandırmama rağmen kabın darasını düştükten sonra 240 ml’ye karşılık gelen 125 gr un değerinden daha fazla bir değer ölçtüm.)
750 gr ekmek tarifi için toplamda 835 gr malzeme.

2.Aşama:
eklenen 165 gr un.(gelişi güzel ve fazlaca miktarlarda eklediğim oldu)
çöpe giden 235 gr hamur:(
835+165-235 = 765 gr hamur.

(Tabii bu işlemler esnasında sağa sola saçılan unları veya silikon spatulaya yapıştıktan sonra mideme inen hamurları atlıyorum.)

Sonuç olarak ortaya çıkan 690 gr ekmek.

İlk baştaki toplamda 835 gr malzemeden 750 gr ekmek üreteceğimizi düşünürsek, sonuçta kalan 765 gr hamurdan 690 gr çıkması normaldir heralde.İlk malzeme ağırlığına göre



2.DENEMEM:


Bu arada ilk denememden daha iyi olduğunu düşündüğüm (maya sönüm yırtığı hariç) ikinci denememi de sizlerle paylaşmak istiyorum. Onda bu kadar sıkıntı çekmedim. İlkindeki tariften farklı olarak sadece unun markası değişmişti.(bir de yanlışlık yaptığım şeker miktarını bu sefer doğru ayarladım.) Çorum-Hatap unu kullandım.Fazladan un eklemedim.4 tane 10’ar dakikalık periyotlarla(gerek varmıydı bilemiyorum, siz ne dersiniz) hamuru karıştırttım.Yine de istediğim kıvama tam olarak gelmedi diye düşündüm.Ancak geçen sefer ki fazla un koyma meselesinden ötürü bu haliyle kabarmasına ve pişmesine müsaade ettim.Aşağıda fotoğrafları yorumsuz olarak ekledim.


Sayısal değerler:


315 ml damacana suyu
50 gr yağ+tuz+şeker+maya.
Yine 900 ml un ancak bu sefer tartarak koydum.Ve toplamda 560 gr un ekledim başlangıçta.1.denememe nazaran kulplu ölçü kaplarını tam doldurmaya çalıştım.Ve burada da eleme ve havalandırma işlemlerini gerçekleştirdim.Ancak biyerde yanlışlık yapıyorum ki; tartıda standart 125 gr değerini çok fazla olmasada hep aştım.)

Sonuç olarak toplamda 925 gr malzeme ile 800 gr ekmek yaptım.

İki ekmeğimdeki istenilen kıvamı yakalama konusundaki farkın un markasından kaynaklandığını düşünüyorum.Sizce doğru mudur bu?

Sonuçların değerlendirmesini siz değerli ekmek ustalarına bırakıyorum.
Görüş ve tavsiyelerinize şiddetle ihtiyacım olduğunu belirtmek isterim.

Okuduğunuz için çok teşekkür ederim.
Sürç-i lisan ettiysem affola.
Saygılarımla.
Hoşçakalın.

Notlar:

1-) Aşağıda indirme linkini verdiğim siteden ücretsiz olarak indirdiğim 0.5 mb’lık program ile fotoğraflarımı tek seferde toplu olarak küçülttüm.
http://www.gezginler.net/indir/fast-image-resizer.html

2-) Siteye fotoğraf yüklemek için http://photobucket.com sitesine üye oldum.

3-) Yazım içersinde geçen sorularımın cevaplarının diğer ekmek hikayelerinde saklı olduğundan eminim.Kolaycılığa kaçtığım için kusuruma bakmayın.

4-) Küçük bir ayrıntıyı da paylaşmak isterim; gecenin ilk saatlerinde toplamda bir lokmayı geçmeyecek kadar çiğ hamur yedim, kokusu kıvamı açıkçası cezbetti beni dayanamadım.Daha sonra hafif bir karın ağrım oldu ve sonra da iflah olmaz bir susama geldi. Ertesi gün içersinde de bu devam etti. Sürekli su içme ihtiyacı hissettim.Acaba bunun yediğim çiğ hamurla bir alakası var mıdır?:)


Logged
mustafaceylan
Jr. Member
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 65



WWW
« Yanıtla #1 : Temmuz 15, 2012, 02:01:18 ÖÖ »

ellerinize sağlık güzel olmuş ekmekler.İnşalllah daha iyilerinide yapacağız hep beraber.
çok özenerek ve her aşamasını en ince detayına kadar yazmışsınız, tebrik ediyorum.Ben bu konuda beceriksizim ne yazıkki Sad
şuan 3. ekmeğimi yapıyorum bende.
sizin ekmekte dikkatimi çeken iç kısmıydı.acaba kıvamı nasıldı.içi hamur gibimi yoksa iyi pişmişmiydi.görüntüsü bana normal gelmedi.bir sorun var gibi.tabi ustalarımız daha iyi bilir.
denemeye devam alkış
Logged

Her ruh bir gün Rabbine geri dönecektir...
hurmakmuh
Newbie
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25


WWW
« Yanıtla #2 : Temmuz 15, 2012, 02:19:34 ÖÖ »

ellerinize sağlık güzel olmuş ekmekler.İnşalllah daha iyilerinide yapacağız hep beraber.
çok özenerek ve her aşamasını en ince detayına kadar yazmışsınız, tebrik ediyorum.Ben bu konuda beceriksizim ne yazıkki Sad
şuan 3. ekmeğimi yapıyorum bende.
sizin ekmekte dikkatimi çeken iç kısmıydı.acaba kıvamı nasıldı.içi hamur gibimi yoksa iyi pişmişmiydi.görüntüsü bana normal gelmedi.bir sorun var gibi.tabi ustalarımız daha iyi bilir.
denemeye devam alkış
Çok teşekkürler.İnşallah.
Haşa, beceriksizlik değil de zamanınız olmamıştır diye düşünüyorum.Eminim isteseniz daha da iyi bir sunum hazırlarsınız.Ancak şunu da belirtmek isterim ki; ustalarımız ekmekleri şıp diye gözlerinden tanıdıkları için ekleyeceğimiz bir-iki fotoğraf bile yeterli olacaktır.Ben biraz da özellikle Arçelik K2710'u olupta bir kenara bırakmış ekmek dostlarını teşvik için detaylandırdım.
3.ekmeğinizin fotoğraflarını merakla bekliyorum.Kolay gelsin.
İçlerinin pişmiş olmasına rağmen bu şekilde bir görüntü(pişmemiş hamur gibi(diğer yırtık ve düzensizliklerin nedenini ustalardan öğreniriz İnşallah)) almasının sebebini baldızım SICAKKEN ekmeği kestiğim için olduğunu söyledi.(Biraz sabırsız bir insan olduğum için:)
« Son Düzenleme: Temmuz 15, 2012, 02:22:12 ÖÖ Gönderen: hurmakmuh » Logged
ekmek2009
Hero Member
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1664


È più facile mangiare il pane che guadagnarselo


« Yanıtla #3 : Temmuz 15, 2012, 07:28:21 ÖÖ »

Hatta hic beklemeden kesilmis gibi bir durum soz konusu Allahtan ekmegi keserken cikan buhardan eliniz yanmamis  nötr
saka bir yana bence ekmek olmus gibi bir dahaki sefer bir saat bekletip guzel bir bicakla kesmeyi deneyin sonuc muhakkak degisecektir.


İçlerinin pişmiş olmasına rağmen bu şekilde bir görüntü(pişmemiş hamur gibi(diğer yırtık ve düzensizliklerin nedenini ustalardan öğreniriz İnşallah)) almasının sebebini baldızım SICAKKEN ekmeği kestiğim için olduğunu söyledi.(Biraz sabırsız bir insan olduğum için:)
« Son Düzenleme: Temmuz 15, 2012, 07:38:13 ÖÖ Gönderen: ekmek2009 » Logged
soberman
Soberman
Administrator
Hero Member
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 4225


Ekmek nimettir, israf etmeyelim.


WWW
« Yanıtla #4 : Temmuz 15, 2012, 08:17:06 ÖÖ »

Tam bir mühendislik çalışması, @ali Bey'in kulakları çınlasın!

Baştan sona merakla adım adım okudum, fotoğrafları zevkle inceledim.

İncelediğim ve şahsen gördüğüm olumsuzlukları süze süze, firma aleyhine ciddi bir rekabet zaafiyeti oluşturmayacak şekilde yazmaya çalışmıştım.

En azından sorumlulukları gereği bana geri dönüp akıllı uslu bir model göndermelerini ve testleri tekrarlamamı beklemelerini isterdim, maalesef olmadı.

Birden fazla makinayı uzun süreli kullanan biri olarak "iyi" dediğiniz bir EYM'nin avantajını ancak yaşayarak öğrenebileceğinizi rahatlıkla söyleyebilirim.

Diğer taraftan alt yapınızı geliştirmeniz ve teknikleri öğrenmeniz sebebiyle ciddi kazalardan kurtulmuşsunuz. Aslında bu çalışmanız EYM'de neden sürecin %80'inin sizde olduğunun yaşanmış bir kanıtı.

Yaşadığınız farklılıkların sebepleri unu değiştirmeniz olabilir. Biraz daha sürece ihtiyacınız var ancak sizden kurtulma şansı kalmamış, bu iş tamam gibi.

İlk ekmeğinizin kıvamı daha oturmuş olduğundan hacim ve şekil olarak daha göz dolduruyordu, ikincisi daha cıvık olduğu için hacim kazanmasına rağmen daha rahat genişlediği için yırtıklar oluşmamış.

Doku yırtılmalarının sebebi ise @ekmek2009 üstadımızın da dediği gibi hem sıcak halde hem de düz bıçakla kesmenizden kaynaklanıyor gibi. Kesemediği yerlerde dokuyu yığıp topaklamış. Dokunuzun albenili olmasını istiyorsanız ekmeği kurutup öyle fotoğraflamalısınız. Ya da bizim yaptığımız gibi en azından buharının çıkmasına müsaade etmeli ve iyi bir testere bıçakla dikkatlice kesmelisiniz.

Bu güzel uygulama ve dokümantasyonun devamını ilgiyle bekliyoruz.

Tekrar ellerinize, kollarınıza ve klavyenize sağlık.


Logged

http://www.ekmeksanati.com
Breville ve KitchenAid/Siemens; Ekmek Dostları için el ele...
hurmakmuh
Newbie
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25


WWW
« Yanıtla #5 : Temmuz 15, 2012, 10:42:57 ÖÖ »

Aslında biraz yandı  Roll Eyes

Değerli ustalarım, yorumlarınızı sindire sindire okudum. İşin en can alıcı noktalarına dikkat çekip bilgilerinizi birkez daha eksik etmediğiniz için teşekkür ederim.
Sunumumun meslektaşım ve değerli ustalarım tarafından beğenilmesi ise ayrı bir mutluluk benim için.Bugüne kadarki öğrendiklerimle uzun bir süre dışarıdan ekmek almaya ihtiyaç olmayacak şekilde ekmeklerimi yapmak öncelikli gayem.İçimdeki bu isteği muhafaza edebilirsem bir üst seviyeye çıkarım diye umut ediyorum.
Şimdi izninizle Mustafa Bey'in 3.ekmeğine bir göz atayım.
Hoşçakalın.
Logged
lektem
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : Temmuz 16, 2012, 03:24:29 ÖÖ »

Ben de K2710 kullanıyorum ve üstelik bu makineye, Kenwood BM250 kullanıp, o makinede daha ilk kullanımda ortaya çıkan paslanma sorununu görmem neticesinde geçtim. Ve tabii servis konularında ne kadar zahmetli olduğunu da gördükten sonra.

Arçelik K2710'un ben hiçbir olumsuz tarafını görmedim. Performans olarak yani. Ekmek yapma makinesi olarak üretilmiş ve bir ekmeği adam gibi üretebiliyor. İçinde ışık yok. Kapak dikkatli oturtulmazsa aralık kalabiliyor, kapak açılınca çalışması duruyor vs. ama bunlar minimal kusurlar bana kalırsa.

Yaptığınız ekmekler ilk denemeleriniz olmasına karşın gayet başarılı. Âtıl duran bir aleti işe yarar hâle getirmeniz ayrıca takdiri hak ediyor.

Bir tek sorum olacak: Mutfak tartınız var, değil mi? Unu neden tartıyla değil ölçeklerle ölçtünüz acaba?

Sayın lektem ustam, bende ne zaman yorum yapacaksınız diye bekliyordum, hele de Mustafa Bey'e yaptığınız güzel yorumlardan sonra kendisini kıskanmadım değil.
Sizinde kullandığınızı öğrenince makinem gözümde bir kat daha değerlendi lol

Doğru söylüyorsunuz. Ölçek kavramına o kadar kendimi kaptırmışım ki.Tartı almama rağmen hala ölçekle un katıyorum.O zaman şöyle diyebilir miyim; bir tarifte belirtilen miktar mesela 3 cup ise (1 cup=240 ml) ; 240 ml’nin karşılığı olan elenmiş ve havalandırılmış un miktarı yaklaşık 125 gr’a karşılık geldiği de kabul edilirse 3x125 = 375 gr un kullanmam daha makbul olacaktır.

Estağfurullah, ustalık kim, biz kim... Forumda gerçek ustaların yanında biz daha çırağız anca. :)
Unla ilgili hesabınız doğru. 1 cup = 125 gram olarak düşünülebilir. Ama tabii un öyle bir madde ki azıcık basınç altında sıkışıp aynı kaba daha fazla miktarda dolmayı rahatça becerebiliyor. Bence -madem hamurun kıvamı bizim için çok önemli- cup'la değil, tartı ile hesap edelim unu. Böylece sıfır riskle çalışmış olursunuz.
Not: Kabukları yumuşatmak için, basit bir su püskürteci alıp ekmek piştikten sonra kabuğunu bununla nemlendirebilirsiniz. O zaman kabuk bir hayli yumuşuyor. Ama fazla su sıkıp kabuğu hamurlaştırmamak için başlangıçta püskürtme miktarını her yüze 2 püskürtme ile sınırlayalım isterseniz. Duruma göre siz en uygun miktarı zaten zamanla bulacaksınız. ;-)
Bkz. http://www.ekmeksanati.com/documents/pages.html
Logged
hurmakmuh
Newbie
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25


WWW
« Yanıtla #7 : Temmuz 18, 2012, 12:03:32 ÖS »

lektem hocam en son mesajınızda bahsettiğiniz işleme 3.ekmeğimde gerek kalmadı gibi başparmakyukarı Siz nedersiniz? Ancak her ihtimale karşı evde bir su püskürtecine ihtiyacım var. Bu arada 3.Denememi takdirlerinize sunmaktan kıvanç duyarım... lol

3. DENEMEM:
Tarif: De’Longhi Klasik Ekmek.
Büyüklük: 1000 gr.
Ekstralar: Şeker yerine pekmez ve bir miktar ezilmiş ceviz.

Ana tarifteki 4 tam ¼ ölçeğe karşılık gelen yaklaşık 530 gr un eklendi.


Fakat ilk 10 dakika sonunda hamur aşağıdaki gibiydi.


Sonra toplamda 215 gr un ortalama 35 gr ölçeklerle 6 seferde eklendi.Fotoğraflar sırasıyla aşağıdadır.




Tariftekinden 215 gr fazla hamur eklediğim için yine kabarıp taşmasından çekindim ve yaklaşık 235 gr hamuru üzerini streçlediğim porselen kaba alıp buzdolabına yerleştirdim.


Maalesef hamur hala cıvıktı.



140 gr daha un ekledim.Ve hamurun son hali aşağıdadır.(Bu arada ilk kabarma için beklediğinden olsa gerek unu içine almada zorlandığı için hamuru dışarıda ellerimle 2-3 dakika iyice yoğurdum.)


Ve yattım artık dayanamadım. Sabaha doğru 04:00 sularındaki hallerini fotoğrafladım.Kesme işlemi piştikten 2 saat sonra yaklaşık 06:00 gibi yapılmıştır. Galiba bu sefer bıçak yüzünden böyle bir hal aldı?


Aşağıdaki fotolar bu sabah (Çarşamba) çekilmiştir.


Bu akşam itibariyle 2 gün geçmesine rağmen ekmeğim ilk yaptıklarım gibi dağılmaya başlamadı. Zaten bitirdik:)

Sonuç olarak 530+215-235+140 = 650 gr un
415 gr su ve
yaklaşık 100 gr diğer malzemelerle birlikte (ceviz ezmesi de dahil)
930 gr’lık 3.ekmeğimi de yapmış oldum.

Keşke o hamuru ayırmasaydım şimdi 1150 gr’lık ekmek yapmış olacaktım diye düşünüyorum sizce doğru mu bu? Kazanda daha yer olduğu gözüküyor çünkü.

Ayrıca şu anda (2 gün sonraki hali) kabarmış olan hamuru bir başka ekmeğimde nasıl değerlendirebilirim?Hangi aşamada dahil etmem gerekir.Buzdolabından çıkartıp biraz bekledikten sonra mı eklemeliyim?

Kabaran ve hala buzdolabında duran hamur

Hoşçakalın.


Logged
soberman
Soberman
Administrator
Hero Member
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 4225


Ekmek nimettir, israf etmeyelim.


WWW
« Yanıtla #8 : Temmuz 18, 2012, 12:49:10 ÖS »

Öncelikle son ekmeğiniz (her ne kadar çok emek vermiş olsanız da) tam şapka çıkarılacak türden olmuş  başparmakyukarı.

Her yönüyle müthiş görünüyor  alkış.

Yazının ve fotoğrafların akışı da her zamanki gibi süper olmuş.

Hamur ayırmanız iyi olmuş, sebebi de tepeye değip ekmek berbat olabilirdi.

Artan hamuru nasıl kullanacağınız konusuna gelince, içindeki un ve su miktarını kabaca biliyorsunuz. Kazana öncelikle eski hamuru koyup, üzerine de kabaca ilave edilmesi gereken miktarı aynı sıra ile yerleştirirsiniz.

Sıkıntı, eski hamurun diğer malzemeyi içine alması sırasında bütünleşme esnasında olacaktır. Onda da EYM'lerin yoğurma periyodu uzun süreli olacağı için sıkıntı aşılacaktır.

Bıçak konusunda sıkıntınız devam ediyor görünüyor.

Benim asıl dikkatimi çeken tarifin aşırı cıvık sonuç vermesi oldu.

Bu tarifin biraz yumuşak bir hamur oluşturduğunu biliyorum, bu sayede ipek gibi bir doku ve nefis bir lezzet elde ediliyor.

Bu uygulama için size çok teşekkür ediyorum, tarifi gözden geçirme imkanı verdi. 750 grlık ekmekte sıvı oranı %70 iken, 1000 grda bu oran %80'in üzerine çıkıyor. EYM'de bu oranla ekmek yapmak mümkün değil. Bu tarifte özel olan tam buğday unu idi. Bu un bize özel olarak hazırlanmış ve su tutma kapasitesi çok yüksek idi. 750 grlık tarif dolayısıyla yüksek su tutma oranına sahip unla anlaşılır oluyor ancak 1000 grlık tarifi bununla açıklayamam.

Bu arada orijinal tarifte de benzeri durumu gördüm, onda da %10'luk bir sıvı artışı mevcut ancak oranlar farklı.

Tarifi bir kez daha deneyip revize etmek gerekebilir.

Uyarınız ve uygulamanız için yeniden teşekkür ediyorum.
Logged

http://www.ekmeksanati.com
Breville ve KitchenAid/Siemens; Ekmek Dostları için el ele...
mustafaceylan
Jr. Member
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 65



WWW
« Yanıtla #9 : Temmuz 18, 2012, 10:32:29 ÖS »

Ellerinize sağlık sayın meslektaşım.Gerçekten çok güzel bir ekmek olmuş.
Bu makina mühendisleri bu işi öğrenecek gibi geliyor bana lol
Logged

Her ruh bir gün Rabbine geri dönecektir...
lektem
Ziyaretçi
« Yanıtla #10 : Temmuz 19, 2012, 12:24:55 ÖÖ »

Sn Hurmakmuh'un ekmeği çok güzel görünüyor. Usta işi ekmek. Sorun çıkınca nasıl müdahale edeceğini de çok iyi biliyor.
Su püskürteci: Ben her ekmeğime biraz su püskürtüyorum. Kabuk kısmı böylece bir hayli yumuşak oluyor.
Ekmeğin korunması: Ekmeği pişirdikten sonra, soğuyunca dilimliyoruz, dondurucuya koyuyoruz. Ekmeğin en iyi saklanma yeri, buzdolabının derin dondurucu kısmıdır. İlk günkü kadar taze yemeye devam edebiliyorsunuz.
Ekmeğin gramajı: Bizim makine, K2710, 900 gramın fazla üstüne çıkmamıza izin vermiyor. Taş çatlasın 950-1000 gram. Daha büyük gramajda kapağa temas etme riski var ki bu da ekmeği söndürebilir. Bence bundan sonraki tariflerde unla değil de suyla oynayarak kıvamı yakalamayı deneyin. Yani mesela tarifte 400 ml su denmişse, siz 300 ml koyarak bir bakın bakalım, kıvam nasıl gelişiyor? Kuru olursa basitçe su ekleyerek kıvamı tutturabilirsiniz.
Tartı: Tartınız, dara alma işlemi yapıyor mu? Plastik leğen içinde unu gördüğümüz karede, ağırlık, sizin belirttiğinizden fazla çünkü.
Logged
hurmakmuh
Newbie
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25


WWW
« Yanıtla #11 : Temmuz 19, 2012, 05:42:24 ÖS »

Bir çırağın ustalarından böyle sözler işitmesi muhteşem bir duyguymuş. Şımarmamak için kendimi zor tutuyorum. Hele birde meslektaşım da beğenmişse yaptığım işi değmeyin keyfime. Sağolun.

Soberman ustam, sözlerinizi okurken 4.ekmeğimi yapmaya başlamıştım. Sabırsızlık etmeseydim erken geri dönüşünüz sayesinde buzdolabındaki hamurumu da nasıl kullanacağımı öğrettiğiniz için yeni ekmeğimde kullanabilecektim. Bu arada acaba onu ne kadar süre içersinde değerlendirmem gerekiyor?

Nezaket gösterip son ekmeğimdeki uygulamadaki değişiklikleri uyarı olarak kabul etmişsiniz. Ancak sizde takdir edersiniz ki; başlangıç olarak un, su, maya ve tuz arasında öyle bir ilişkiler yumağı varmış ki; hangisinin ne miktarda, ne özelliklerde ve hangi ortam şartlarında kullanıldığına göre sonuçlar bir hayli çeşitlilik gösteriyormuş. Daha ortada ne olup bittiğini anlayamadan en başta doğanın “sen ne yaparsan yap ben yaptıklarını israf etmeyeceğim iradesi” ve sonra da siz değerli ustalarımın bilgileri sayesinde 4.ekmeğimi de yaptım. Bu şartlarda uyarı kelimesi ustam tarafından bana verilen bir ödül gibi olmuş. Sağolun.Ancak gerçekte şu anda yaşadıklarım sadece “ellerim titreyerek böyle yaptım ama doğru mu yaptım” dan başka bir şey değildir.

Bu işe yeni gönül vermiş ve denemelerimi okuyan ekmek dostlarından ricam; tariflerimi ustalar onayladıktan sonra uygulamak isterlerse denesinler. Aksi takdirde ortaya çıkabilecek sonuçlardan dolayı elimden üzülmekten başka bir şey gelmeyecektir.

lektem ustam, su püskürtme olayını ilk ekmeklerimle ilgili söylediğinizi zannetmiştim.Onun için gerek kalmadı filan gibi şeyler söyledim.Genel ve lezzet amaçlı olduğunu şimdi siz söyleyince daha iyi anlıyorum.Tartımları darayı düşerek sizlere aktarmaya çalışıyorum.Zaten makineyi elime alır almaz kullanmaya başlamıştım.Dara alma özelliğinin olduğunu bile bilmiyordum.Sayenizde farkına vardım.Bu arada sizin yorumunuzdan önce yine sabaha karşı 4.ekmeğimi yaptım.Bir önceki ekmeğimde (1000 gr’lık ekmek) yaşadığım olaydan sonra birazda işimin rast gitmesi sayesinde daha fazla un katarak 1200 gr’lık ekmeğimi yaptım.Ben yaptım zannediyorum ama sizin “makinem 900 gr’ın üzerine pek izin vermiyor” sözlerinizden sonra acaba kabarmayla ilgili bir sorun mu var ekmekte diye düşünmeye başladım.Çünkü kazanda kalan yere ( son haliyle bile bknz. 3:30 saatli fotoğraf) bakıldığında bu makine 1.5 kg’da ekmek yapar diye düşünmeye başlamıştım.Siz nedersiniz?

Yeri gelmişken o zaman izninizle 4.Ekmeğimin sunumuna geçeyim...

4. DENEMEM:

Ana Tarif : De’Longhi Klasik Ekmek
Un : 540 gr Çorum-Hatap Unu ve 240 gr Sinangil Klasik Beyaz Ekmek Unu ( Açıkta olan son unlarımdı ikisini de birleştirdim. Ayrıca tartı değerleri yuvarlanmıştır. Toplamda 780 gr un kullanıldı)
Maya : Buzdolabından çıkarttığım gibi kullandım.
Su : Yarısı dolaptan yarısı dışarıdan konuldu (415 ml)( Dolaptaki az olduğu için)
Ekstralar : Şeker yerine pekmez, biraz ezilmiş ceviz ve biraz çörek otu.

Bu sefer tek programda bitti (3 saat). Fazla müdahaleye de gerek kalmadı. Ancak kıvamı çok az cıvıktı. Miktarın fazla olmasından dolayı çekindiğimden açılmamış 1 kg’lık sert buğday unum olmasına rağmen eklemedim. Zaten artan un miktarıyla beraber az da olsa motorun ZORLANDIĞINI hissettim. Fakat dikkatimi çeken kıvamın bir öncekinden daha cıvık olmasına rağmen ne ilk karıştırmada ne de ilk kabarmadan sonraki karıştırmada hamur kazana yayılıp yapışmadı. Rahatça çevrilebildi.Eğer hamur cıvık olsaydı birde tarifteki artan miktarı katarsak ve üstüne üstelik un katmak zorunda kalsaydım; karıştırıcı bıçak, hamurun hakkından nasıl gelecekti bilemiyorum. Zaten en büyük endişem de buydu.Ya yine un eklemek zorunda kalırsam ve makineyi iyice zorlarsamdı. (Muhtemelen bir miktar hamuru yine yedeğe bırakmak zorunda kalacaktım.)  Ama çok şükür bunları yaşamadım.Aşağıda fotoları beğenilerinize sunuyorum.Bu vesileyle de hayırlı Ramazanlar diliyorum.Sağlıcakla kalınız.


Bu arada benim yazdıklarım neden diğer sayfalara taşmıyor da sadece o ekranda görüntüleniyor acaba?



« Son Düzenleme: Temmuz 19, 2012, 05:53:58 ÖS Gönderen: hurmakmuh » Logged
mustafaceylan
Jr. Member
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 65



WWW
« Yanıtla #12 : Temmuz 19, 2012, 11:32:17 ÖS »

sayın meslektaşım yine döktürmüşsünüz.Ellerinize sağlık alkış
kalan hamuru isterseniz tavanızda bazlama olarak pişirebilirsiniz diye düşünüyorum.onun lezzetide başkadır.
Logged

Her ruh bir gün Rabbine geri dönecektir...
hurmakmuh
Newbie
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25


WWW
« Yanıtla #13 : Temmuz 20, 2012, 01:18:40 ÖÖ »

Çok teşekkür ederim Mustafa Bey.Sağol…
Tavada bazlama; söylemesi bile ne güzel.Bilmem becerebilir miyim.Eşimden yardım alırım olmazsa...Ya da yine sizlerden ıslık

Yaptığım tüm ekmeklerde 1 tam ½ ölçek tatlıkaşığı maya kullandım.Son ekmeğimde de mayayı arttırmadım.Bilinçli olarak değil.Zaten kullanacağım un miktarının fazla olmasından ötürü dikkatim buradayken açıkçası maya miktarını arttırayım mı diye hiç düşünmedim bile.Demek ki maya miktarını arttırsaydım kabarma daha fazla olacaktı ve bana göre hamur daha da rahatlayacaktı.Şu andaki gibi yoğun olmayacaktı.O zamanda makineden taşma durumu söz konusu olurdu.Yani şans eseri bir kazadan daha kurtulmuşum.Un miktarını arttırmama rağmen mayayı arttırmamak sonucunda bir kazadan kurtulmak ancak acemi şansı sözleriyle açıklanabilir diye düşünüyorum:)

Dolayısıyla benim en kısa zamanda bir usta ekmeği yiyip gerçeklerle yüzleşme vaktim geldi.

Burada kimse ben ustayım demiyor zaten. Soberman ustaya da sorsak daha öğreneceğim çok şey var arkadaşlar usta olamadık diyebilir.Ancak eğer siz burada zamanınızı harcayıp benim daha iyi ekmekler yapabilmem için yorumlarınızı ve bilgilerinizi eksik etmiyorsanız aramızda bir usta çırak ilişkisi başlamıştır demek.Hz.Ali’ye ait olduğu söylenen güzel bir sözünü hatırlatayım; ”Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” demiş.Şimdi internet var diye, güya internet sayesinde herkes her şeyi her yerden istediği zaman öğreniyor diye siz öğretmezseniz ben başka yerden öğrenirim diyebilir miyim?Diyebilirim de, benim kazancım mı olur kaybım mı?O zaman vakit hani nakitti.Örneğin soberman usta dolaptaki hamurumu yeni ekmeğimde kullanabileyim diye 3.ekmeğime hızlı bir cevap yazmış diye düşünüyorum.Böyle olmayabilir ama o; bunu düşünebilecek duyarlılıkta bir insan bunu biliyorum.Bunu bilmek bile çok güzel. Bu duyarlılıkta olan ancak öğrencisinin iyi olmasını isteyen ustalardır.Onun için ustamsınız.
Logged
hurmakmuh
Newbie
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25


WWW
« Yanıtla #14 : Temmuz 30, 2012, 06:34:07 ÖS »

Değerli ekmek dostları merhabalar, sayın DinTOR gibi bende biraz aradan sonra son ekmeklerimin görüntülerini sizinle paylaşmak istedim.

Bu arada sayın lektem ustam açıkçası şu anda tamamen yaptığım ekmeklere odaklandığım için elektrik sarfiyatını pek düşünemedim. Bilgiler için teşekkürler.


5 ve 6. DENEMELERİM:
Tarif: “EYM’nize Hayran Bırakacak 70 Uygulamalı Tarif” Kitabı, Sayfa 16,
          7. Tam Buğday Ekmeği.
Ekmek Büyüklüğü: 900 gr.
Un: Tam Buğday Unu; Katmer Tam Buğday Unu, Beyaz Un; Katmer Sert Buğday Unu.
Ekstralar: Şeker yerine 2 B.K pekmez ve tereyağ yerine 2 B.K zeytinyağı.
Notlar: İlkinde suyu dolaptan ikincide suyu dışardan ekledim.

Her ikisinde de maya sönüm yırtığının ve ekmeğin üst kısmının kitaptaki fotoğrafta olduğu gibi oluşmamasının nedenleri nedir acaba?

“EYM Olası Hataları ve Çözüm Önerileri Tablosu”na göre su fazla veya un yeterli değil diyebilir miyiz? Buna sebepte; kullandığım beyaz unun “Sert Buğday Unu” olması olabilir mi?

5. DENEME:


6. DENEME:








Logged
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2008, Simple Machines

Her hakkı mahfuzdur. İzinsiz alıntı yapmak yasaktır.
XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu! Dilber MC Theme by HarzeM
Hobiler